keşkül

OSMANLILARDA SÂDÂT NEZARETİ’NİN KURULUŞU – Prof. Dr. Murat Sarıcık

Başta Şûra sûresinin 23. âyeti, seyyidleri sevmeyi ve saymayı emrediyordu. Aynı konuda Resûlullah’ın birçok tavsiyesi vardı.1 Bütün bu tavsiye ve emirlerden dolayı Ashab-ı kirâm ve onlardan sonra gelenler seyyidleri sevip saydıkları gibi, mezhep imamları da bu konuda gerekli itinayı göstermişlerdi. Hatta İmam Şâfî bu konudaki düşüncelerini şiirlerinde de yansıtıyordu. yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Dergisi 17. Sayı: Hazret-i İnsan

Hazret-i insan ya da kendisi de bir hazret-i insan olan İbnü’l-Arabî Hazretleri’nin deyişiyle insan-ı kâmil. Hakk’a ve halka ait bütün varlık mertebelerinin kendisinde cem’ olduğu ve Cenâb-ı Hakk’ın, ruhumdan ruh üfledim buyurduğu insan, hem bu özelliği hem de Hakk’ın sûretinde yaratılmış olması hasebiyle âlemdeki varlıkların en kâmilidir zaten.

yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Dergisi 16. Sayı: Su

“KEŞKÜL”ÜMÜZDE BU DEFA “SU” VAR

Üç ayda bir yayımlanan Keşkül dergisi, Ağustos ayı ortasında çıkacak Sonbahar sayısını hayat veren ve hayatı şekillendiren “Su” ya ayırdı.

“Suyun bir zerresi ile deryası arasında aynı derecede edepli olmak” düsturu üzerinden yola çıkan 16. sayıda İslâm medeniyeti ve su ilişkisi,

 

yazının devamı için tıklayın…

İrfanın Kayboluşu ve Neticeleri

İrfanî idrak en kat’î anlamıyla, feylesofların “akl-ı bi’lfiil” diye nitelendirdikleri insanlığın zirvesinde, yani insan nefsinin tekâmül etmiş halinde zuhûr eder. Böylesi yüksek bir idrak, saf biliş ve irfan âleminden düşüp de lisan seviyesine tenezzül ettiğinde onu kelimeler elbisesine sıkıştırma gayretimiz başlar ki zâhirî lisan bundan her zaman âciz kalır.

yazının devamı için tıklayın…

Birbirini Anlamak Problemi

İnsanın en yukarı derecedeki şuur düzeyi olarak tarif edebileceğimiz “tevhîd”i kendi enfüsî çalışmalarında gerçekleştirmiş İslâm âriflerinin bu yüksek mertebenin mâhasalını kendi içlerinden dışarıya, içerisinde yaşadıkları cemiyete de yansıtmaları tabiî bir sonuçtur. yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Artık Sufi Kitap’ta

Tasavvuf, sadece geçmişe ait bir ilim dalı değil, çoğu zaman farkında olamasak da hayatımızı şekillendiren, günlük yaşantımızda varlığını sıkça hissettiğimiz bir terbiye sistemi. İnsanı noksanlıklarından kurtararak kemâle erdirme gayesinde olan tasavvuf, elbette İslâm’dan ayrı değil. yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Dergisi 15. Sayı

Bu sayımızda Abdülkâdir Geylânî Hazretleri’nin Fethu’r-rabbânî ismiyle meşhur vaazlarının toplandığı eserinden kaleme alınan 11. Meclis adlı konuşmasını nazar-ı dikkatlerinize sunuyoruz.

M. Erol Kılıç’ın Birbirini Anlamak Problemi ve Sûfî Bakış Açısı adlı makalesi, günümüz insanının, modernitenin kazandırdığı bakış açısıyla çözemediği ve çözemeyeceği en önemli problemine, birbirini anlamak problemine sûfî bakış açısıyla yol gösteriyor.

yazının devamı için tıklayın…