Ana Sayfa

Keşkül Dergisi 31. Sayı: Derviş Çeyizleri

00-Keskul-31“EDEB BİR TÂC İMİŞ NÛR-İ HUDÂ’DAN
GİY OL TÂCI EMÎN OL HER BELÂDAN”

Padişahlar altına, gümüşe ve bakıra damga vururlar, ki hangi padişahın akçesidir ayân olur. Mürşid-i kâmil olan zâtlar da fukarâsı belli olsun diye mürîdlerine damga-i nişan verir, bunun da ismini tâc ve sikke tâbir ederler. Dervişin vücûdu bir şecere (ağaç)dir, yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Dergisi 30. Sayı: Duâ ve Virdler

Keskul 30 KapakDuâ üzerine kurulmuş ve duâ ile kuşatılmış hayatımızda duânın yerini fark etmek, mânâsına vâkıf olabilmek için Keşkül Dergisi’nin 30. sayısını duâ ve virdlere ayırdık. Duâ etmenin önemi, insan üzerindeki tesirleri, duânın bâtınî anlamı, ecdâdın duâ üzerine edebiyatta, san’atta verdiği eserler, tarîkat virdleri, vird edinilen salavâtlar, kasîdeler, münâcâtlar… yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Dergisi 29. Sayı: Seyyid Yahya Şirvânî

UNESCO geride bırakmak00 KAPAK29-ta olduğumuz 2013 yılını, vefatının 550. yılı olması sebebiyle ‘Seyyid Yahya Şirvânî Yılı’ ilan etmişti. Bu çerçevede 2013 yılı içerisinde Azerbaycan ve Türkiye’de Seyyid Yahya Şirvânî Hazretleri adına sempozyumlar düzenlendi. Bu etkinlikler, Türkiye ve Azerbaycan’ın ortak değerlerinin ön plana çıkarılması açısından önemliydi. Ayrıca stratejik işbirliği noktasında devletler nezdinde atılmış tarihî bir adımdı. yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Dergisi 28. Sayı: Rifâiyye

Sultânü’l-Evliyâ Ahmed Er-Rifâî
Vârisü’l-Enbiyâ Ahmed Er-Rifâî
Fahr-i Kâinât Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in nurlu soyundan gelen Seyyid Ahmed er-Rifâî Hazretleri’nin Irak’ın Vâsıt şehrinde XII. yy’da tesis ettiği Rifâiyye yolu; zaman içinde başta Orta Doğu olmak üzere dünyanın dört bir tarafına ulaşırken, XIII. yy gibi erken bir tarihte Anadolu’da; Kayseri, Samsun güzergâhını takip ederek bu coğrafyayı mayalayan ilk tarîkatlardan biri olmuştu

yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Dergisi 26. Sayı: Efendimiz (SAV)

KAPAK26

“Dedi Gördüm Ol Habîbin Ânesi, / Bir Acep Nûr Kim Güneş Pervânesi”

Cenâb-ı Hakk lûtfetti, kerem eyledi, bizi Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’e bende eyledi. Bizi O’nun ümmeti olmakla ve O’nu tanımakla şerefyâb eyledi. O gönderilişi sonra lâkin nuru evvel olan Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, insanlığa bıraktığı emanet ve içimizde barındırdığımız o muhabbet süresince hep bize rahmet olarak tecelli eyledi. yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Dergisi 11. Sayı

“Tanrı erlerinin uykuları, uyku değildir. Belki de uyanıklığın tam kendisidir. Çünkü öyle şeyler vardır ki, insana uyanıklıkta gösterilmez. İnceliği ve zayıflığı dolayısıyla ancak rüyada gösterilir ki ona takat getirilsin. İnsan Kâmil olunca da, ona artık perdesiz gösterirler.”
Şems-i Tebrizî, Makâlât

 

yazının devamı için tıklayın…