Savaş Metafiziği Ve Sembolik Silahlar – Rene Guenon

Daha önce sembolik çiçeklerden bahsederken, Graal Destanı’nda kupanın tamamlayıcı bir sembolü olan ve “Âlemin Kutbu” nun (Axe du Monde) birçok figüründen birisi olan mızrağa atıfta bulunmuştuk.2 Bu sapanın, aynı zamanda bir ‘Semavî Işın’ sembolü olduğunu da söylemiştik. Ve başka bir yerde yapmış olduğumuz tespitlerden yola çıkarak bu her iki anlamın da temeli aynıdır3 ancak bu durum temelde eşit olan kılıç ve okla birlikte sapanın da bazen güneş ışığına asimile edildiğini açıklamaktadır. Tabi ki kutupsal ve şemsî (güneşe ait) semboller hiçbir zaman birbirine karıştırılmamalıdır. Daima hatırlatmış olduğumuz gibi bunlardan ilki (kutupsal olan) daha temelli ve gerçekten ilkel (primordial) bir karaktere sahiptir. Ancak bununla beraber şu da bir gerçektir ki, birinden diğerine ‘transferler’ diye adlandıracağımız şey, çok sıkça vaki olan bir şeydir ve başka bir vesileyle konuyu daha net bir şekilde anlatacak olursak, bunun hiç de gerekçesiz olmadığı görülecektir.

Şimdilik bu aşamada, kendimizi, okların Apollon’a izafe edilmesini anlatmakla sınırlı tutacağız, gerçekten de, vedik gelenekte İndra’nın Python’un benzeri olan Ahi veya Vritra’yı yıldırımı temsil eden vajra ile öldürdüğü gibi, Apollon’un da Python’un yılanını okları ile vurduğunu biliyoruz. Bu mukayese söz konusu iki silahın köken olarak sembolik eşitlikleri konusunda hiçbir tereddüde yer bırakmamaktadır. Aynı şekilde Pythagoras’ın tarihinde söz konusu edilen Abaris’in veya Zalmoxis’in ‘altın oku’nu da hatırlatmış olalım. Burada çok açık bir şekilde görülmektedir ki bu sembolizm özellikle Uzak Kuzey ülkeleri (hyperboreen) Apollan’a göndermede bulunmaktadır ki bu da tam olarak onun güneşsel (şemsî) tezahürü ile kutupsal tezahürü arasındaki ilişkiyi belirlemektedir.4

“Âlemin Kutbu”nu temsil eden diğer silah çeşitlerine dair tespitlere tekrar dönecek olursak bunlar, önemli bir noktaya dikkat çekmektedirler; her zaman olmasa dahi genellikle ya çift yönlü kesicidirler veya zıt yönde iki uca sahiptirler. Özellikle ileride tekrar üzerinde duracak olduğumuz ve özellikle de vajra’ya ait olan ikinci tipte olan silahta, başka yerlerde de belirttiğimiz ve beraberinde getireceği her türlü ilişkilerle birlikte burada açıkça kutupların dualitesine bir nispet yer almaktadır.5 Çift yönlü kesici silahlara gelince, bunlarda, dualitenin yönü kutup ile aynıdır. Burada âsânın etrafında birbirine sarılmış iki yılan ile de temsil edilen iki akıma daha doğrudan bir atfın yer almakta olduğu görülmelidir. Ancak zıt yöndeki bu iki akımın her biri bizzat; iki kutup ve iki yarım küre ile ilişkileri olduğu için, gerçekte söz konusu her iki sembolizmin de birbirleriyle buluştuğunu fark edebiliriz. Temelde, burada, özünde bizzat bir olan fakat tezahürü itibariyle görünürde birbirine zıt etkisi olan daima çift yönlü bir güç söz konusudur. Bu ise ‘kutuplaşmanın’ şartlandırılması ile söz konusu olur. Kutuplaşmanın, aynı zamanda evrensel tezahürün her derecesini ve her modunu (modes) çeşitli mertebelerde etkilemektedir.6

Genel olarak kılıcın kendisine çift yönlü kesici bir silah olarak bakılabilir.7 Ancak çok daha etkileyici bir örnek olan, özellikle de Ege’ye ve Girit’e ait sembolizmde -yani prehellenik döneme ait olan, fakat sadece onda rastlanmayan- çift baltayı zikredebiliriz. Oysa balta, daha önce de belirttiğimiz gibi8 özellikle yıldırıma ait bir sembolizmdir. Yani bu yönü ile tamamiyle vajra’nın bir dengidir. Bu her iki silahın mukayesesi ise, daha önce zikrettiğimiz çift yönlü kesici silahlar ile iki uçlu silahlarla ilgili her iki tür sembolizmin de temelde aynı olduğunu göstermektedir.9

Vajra’nın temsilleri birçok çeşitlilik göstermektedir. Ananda K. Coomraswamy, her bir yönünde olmak üzere üç uçlu olan şeklin en çok kullanılan olduğunu belirtmiştir.10 Bu şekil, bu özelliğiyle, trishûla’ya veya üç uçlu çatala çok yakındır ki bu da oldukça önemli bir sembolik silahtır. Ancak bu, bizi konumuzdan uzaklaştıracak çok özelbiraraştırmayı gerektirecektir.11 Sadece şunu belirtmekle yetinelim: Orta uç bizzat kutbun (axe) bitiş yeri iken diğer iki uçlar daha önce bahsettiğimiz gibi sağa ve sola olmak üzere iki ayrı yöndeki akıma nispet ettirilebilir. Bu yüzden de, benzer bir üç yönlülük başka ‘kutup’ sembolizminde de bulunabilir. Meselâ “Âlemin Ağacı” figürlerinde olduğu gibi. Ananda K. Coomraswamy, vajra’nın “Âlemin Kutbu”nun bilinen diğer sembollerine asimile edildiğini aynı şekilde göstermiştir. Meselâ, kağnıdaki dingil gibi, ki iki tekerden birisi gökyüzüne diğeri ise yeryüzüne tekabül etmektedir; bu da zaten özellikle, vajra’nın bir lotüs tarafından dikey vaziyette ‘taşındığı’ şeklindeki birtakım
temsilleri de açıklamaktadır. ‹ki normal vajra’nın haç şeklinde birleştirilmesi sonucu meydana gelen dörtlü vajra’ya gelecek olursak; Karma- vajra olarak adlandırılmasının da işaret ettiği gibi yatay vaziyette konumlandırılmış olduğunu da düşünecek olursak; dörtlü vajra, swastika ve chakra gibi sembollere çok yakındır.12 Burada sadece bu değişik özellikleri zikretmekle yetineceğiz. Belki başka başka araştırmalarda bu konulara…

Makalenin devamını Keşkül Dergisi’nin 8.sayısında bulabilirsiniz.

Abonelik hakkında 0212 511 24 24 numaralı telefondan bilgi alabilirsiniz.

Be Sociable, Share!