Türk Dînî Mûsikîsinde Mevlid Geleneği – Nuri Özcan

Mevlid kelimesi sözlükte doğmak, doğum yeri ve doğum zamanı gibi anlamlara gelmektedir. Mevlid, İslâm edebiyatı ve sanatında Resûl-ü Ekrem’in doğum yıldönümünde yapılan merasimlere isim olmasının yanı sıra bu törenlerde okunmak üzere yazılmış eserlerin de ortakadıdır. Mevlid kelimesini, “yeni doğan” anlamına gelen “Mevlüd”den ayırmak gerekir. yazının devamı için tıklayın…

Seyyid Nesîmî’nin Aşk Çeyizi – Ömür Ceylan

Bir zamanlar bu coğrafyanın “şeb-i arûs”unu hayat takviminde kendi belirleyen âşıkları vardı. Onlar;en hakîkî mânâsıyla birer aşk fedâisiydiler ve ömürlerini düğün gecelerine hazırlık yapmakla geçirdiler. O gece, sevdiklerine mahcup olmamak için atsız pusatsız sefere mi çıkmadılar, kelle koltukta kılıç mı çalmadılar. Mehir bedelini nefs iklimine yaptıkları seferlerden, yüz görümlüğünü mâsivâ diyarlarında toplanan ganimetlerden devşirdiler.
yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Dergisi 15. Sayı

Bu sayımızda Abdülkâdir Geylânî Hazretleri’nin Fethu’r-rabbânî ismiyle meşhur vaazlarının toplandığı eserinden kaleme alınan 11. Meclis adlı konuşmasını nazar-ı dikkatlerinize sunuyoruz.

M. Erol Kılıç’ın Birbirini Anlamak Problemi ve Sûfî Bakış Açısı adlı makalesi, günümüz insanının, modernitenin kazandırdığı bakış açısıyla çözemediği ve çözemeyeceği en önemli problemine, birbirini anlamak problemine sûfî bakış açısıyla yol gösteriyor.

yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Dergisi 14. Sayı

Tasavvuf, esasında bir ahlâkî temizlenme yoludur. Bu temiz­lenme işi, insan olan varlığımızdan hareket ederek Allah’a kadar götüren bir yolculuğun sonucudur. Bu yolculuk, sonu olan varlığın daha yaşarken sonsuzluğa atlayışıdır; fenâdan bekaya sıçrayışıdır. Bu sıçrayış, gelişigüzel yapılan bir hamle ile olmuyor. Onun âdabı, erkânı, usûlü vardır.

 

yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Dergisi 12. Sayı: Kendi Güzel Muhammed

Keşkül’de Muhammed (s.a.v.) Var Muhabbet Var…

Dünyanın farklı bölgelerindeki milyonlarca insan yüzyıllar boyunca tek bir insanı model almaya gayret etti.
Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber’i.
İnsanlık O’nu çok sevdi. Allah’a varan yolun O’ndan geçiyor oluşu bu sevgiyi perçinledi.
Her millet sevgisini türlü şekillerde dile getirdi. Bizim milletimiz ise O’nu; ismine cismine duyduğu muhabbet ve saygıyla andı daima. Saygısızlık olur düşüncesiyle çocuklarına Peygamber’inin ismini doğrudan vermedi. “Mehemmed” dedi; “Mehmet” dedi. Ordusundaki askere “Mehmetçik” dedi.
Allah’ın sevgilisini anlatmak kolay değildi. Siyerler mevlidler hilyeler mirâciyyeler şefaat-nâmeler na’tlar… Hepsi O’nu en güzel şekilde anlatabilme çabasının eseriydi.
Bu çabanın her zaman desteklenmesi gerektiğine inanan Keşkül Dergisi 12. sayısının sayfalarını Adı güzel kendi güzel Muhammed’e ayırmış. Ve “Bizim ilmimiz Resûlullah’ın ilmiyle kenetlenmiştir.” diyen Cüneyd-i Bağdâdî’nin zaviyesinden O’nu işlemiş sayfalarında.
Dergide işlenen en dikkat çekici konulardan biri hakîkat-i Muhammediyye. Hakîm Tirmizî Abdülkerim Cîlî ve İbnü’l Arabî tarafından sıkça zikredilen hakîkat-i Muhammediyye kavramına içerdiği mânâ ve sûfî şiirdeki yeri açısından geniş yer ayrılmış. M. Erol Kılıç’ın “Hakîkat-i Muhammediyye” Fritjof Schoun’un “Hz. Muhammed’in Mânevî Mânâsı” İbnü’l Arabî’nin “Efendimiz Muhammed(s.a.v.)’in Devresinin Bilinmesi” Bilal Kemikli’nin “Sûfî Şairin Peygamber Tasavvuru-Hakîkat-i Muhammediyye ve Şiir” başlıklı yazıları bu konunun işlendiği yazılardan sadece birkaçı.
Dergide detaylı bir şekilde işlenen bir diğer konu ise Mevlid. Mustafa Tatcı’nın “Hüseyin Vassaf Bey ve Mevlid Şerhi” Osman Türer’in “Osmanlılarda Mevlid Alayı” Enes Ergür’ün “Balkanlar’da Okunan Bir Mevlid Bestesi” başlıklı yazıları bizdeki mevlid geleneğinin nasıl oluştuğuna işaret etmesi açısından mutlaka okunması gereken yazılar.
Mustafa Kara’nın “Hz. Peygamber’in Tasavvufî Düşüncedeki Yeri” Ahmet Yıldırım’ın “İlk Dönem Sûfîlerinin Peygamber ve Sünnet Anlayışları” Salih Çift’in “Hatm-i Nübüvvet ve Hatm-i Velâyet” Hür Mahmut Yücer’in “Tarîkat Geleneğinde Salâvat-ı Şerîfe” Nebi Bozkurt’un “En Sevgilinin Saç ve Sakalından Teller” ve başlıklı yazılarının yanında Prof. Dr. Mustafa Uzun ile İslâmî Türk edebiyatında Hz. Peygamber üzerine yapılmış röportajı ve kısa bir süre önce Keşkül Yayınları tarafından adına bir kitap yayımlanan Kânunî Cüneyt Kosal ile dinî mûsikî üzerine yapılmış röportajı okuyabilirsiniz.
Dergide ayrıca Necdet Tosun Nuri Özcan Hayat Nur Artıran İbrahim Mehmetoğlu Mehmet Fatih ve Ömer Tuğrul İnançer’in yazılarını bulmak mümkün.

Keşkül Dergisi 11. Sayı: Rüya

“Tanrı erlerinin uykuları, uyku değildir. Belki de uyanıklığın tam kendisidir. Çünkü öyle şeyler vardır ki, insana uyanıklıkta gösterilmez. İnceliği ve zayıflığı dolayısıyla ancak rüyada gösterilir ki ona takat getirilsin. İnsan Kâmil olunca da, ona artık perdesiz gösterirler.”
Şems-i Tebrizî, Makâlât

Rüya, doyurulmamış isteklerin bilinç dışı olarak gerçekleşmiş bir yansıması mıdır?
Yoksa misâl âleminden yaşadığımız âleme yansıyan hakîkatler midir? Tasavvufun sembolik diliyle rüya dilinin benzerliği tesadüfî midir? Rüyalar neden mahremdir?
Keşkül Dergisi 11. sayısında tarih boyunca çeşitli disiplinler tarafından gizemi çözülmek istenen bir konuyu işliyor: RÜYA
Dergi, psikoloji ilminin insan davranışlarını çözmek ve onun iç dünyasının anahtarını elde etmek amacıyla üzerine yoğunlaştığı rüyayı tasavvufî bir bakışla ele almış. Rüyaların sembolik dili, İslâm filozoflarının rüyayı algılayış biçimleri, kadîm geleneklerde rüyaya nasıl bir değer atfedildiği, sûfîlerin rüya diliyle okudukları âlem, dergide okurların en çok dikkatini çekecek başlıklar arasında…

Dergide Refik Algan’ın Tasavvuf Açısından Rüyalar ve Rüya Yorumu Üzerine Bir Deneme, İsmail Erdoğan’ın İslâm Filozoflarının Rüya ile İlgili Görüşleri, Mustafa Tatcı ve Yusuf Turan Günaydın’ın birlikte kaleme aldıkları Türk İslâm Edebiyatında Tasavvufî Rüya Tâbirnameleri ve Ekrem Demirli’nin, sûfîlerin âlem tasavvurunu yansıtan, Rüya İçinde Rüya: Âlem Tabir Edilmesi Gereken Bir Rüyadır adlı yazılarını, Melek Paşalı’nın 17. yy’da yaşamış bir sûfînin rüya defteri üzerine kaleme aldığı Tasavvufta Rüya Dili ve Asiye Hatun’un Rüya Mektupları adlı incelemesini, Nebi Bozkurt’un, Hz. Peygamber’in rüya yorumlarını içeren Hz. Peygamber’in Rüyaları, William Chittick’in Hayalî İnsanlarla Karşılaşma, Mustafa Tahralı’nın gölge oyunu ve âlem ilişkisini ele aldığı Zill-i Hayal’in Esrarı, İsmail Taşpınar’ın Yahudi Kaynaklarına Göre Rüya ve Yorumu, Kemal Sayar’ın Rüya: Bilinç Dışının Anahtarı mı? adlı yazılarının yanında Hüseyin Kutlu ve Ayşe Şasa ile yapılan röportajları bulabilirsiniz.
Dergide ayrıca Hilmi Aydın, Mehmet Fatih, Hayat Nur Artıran, Mehmet Arslan, Ö. Tuğrul İnançer, İbrahim Mehmetoğlu ve daha pek çok değerli kalemin yazılarını bulmak mümkün.

Keşkül Dergisi 10. Sayı: Hac

Süleyman Uludağ: Cemal-i Kabe ve Hac
Veysel Akkaya: Kabe’nin Hakikati
Ümit Meriç: İçimdeki Cennete Yolculuk
Ali Namlı: İsmail Hakkı Bursevi’nin Gözüyle Hac ve Kutsal Mekanlar
Mustafa Uzun: Türk Sanat ve Edebiyatında Kabe
Salih Gülen: Surre Alayları
Ahmet Karataş: Türk-İslam Edebiyatında Menasık-ı Hac Manzumeleri
Ayşe Sevim: Tuhfetu’l Harameyn ve Nabi’ye Eşlik Edişim
Fatma Şengil: Sen Seni Ne Sanırsın
Ali Hüsrevoğlu: Allah’ın Evini Ziyaret
Meliha Sarıkaya: Hüseyin Vassaf’ın Hicaz Hatırası veya Bir Asır Öncesinin Hicaz Günlüğü
Röportaj: İbrahim Can Bayka: Ahmet Özhan – Cenab-ı Hakk’ı Kavrama ve Kendisine Yakın Kesbetmenin Yegane Yolu Muhammedilik’tir.
Mustafa Kara: Aşık Para-Garipname ve Alperenler
Hayat Nur Artıran: Kalem Olacak Şeyleri Yazdı Mürekkebi Bile Kurudu
Ömür Ceylan: Yar Eşiği Can Beşiği
Dilaver Gürer: Kadiriye’nin Doğuşu ve Yayılması
Ö. Tuğrul İnançer: Aşk Her Dem Tazedir
Enes Ergür: Yürük Değirmenler Gibi Dönerler
İbrahim Mehmetoğlu: Dokuzuncu Mektup
Röportaj: Pınar Kutlu Zengin: Celal ve Cemal Arasındaki Dengeyi Bulmaktır
İdris Bostan: Mürde Cisme Can Kahve
Mehmet Demirci: El İşte Gönül Hak’ta Olmak
Röportaj: Ercan Alkan: Ekrem Demirli: Kendini Bilen Rabbini Bildi

Keşkül Dergisi 7. Sayı: Sema

Süleyman Uludağ: Erken Dönem Sufilerinde Sema
Ekrem Demirli: İbn Arabi ve Sema
Safi Arpaguş: Mevlana’nın Eserlerinde Sema İmgesi
Semih Ceyhan: Bir Mukabele Üç Devir: Mevlevi Yolu
Sezai Küçük: Mevlana ve Sema
Mustafa Özçelik: Horasan İllerinden Gelen Yolcu
Suad el-Hakim: Velayet Yolu
Ercan Alkan: Hasan Kamil Yılmaz: Tasavvufun Temel Amacı Hulk-ı Haseni Elde Etmektir
Mehmet Fatih: Erenlerin Sohbeti
Hayat Nur Artıran: Hz. Mevlana’ya Adanmış Bir Ömür: Şefik Can
Ömür Ceylan: Noktanın Sırrı
Ö. Tuğrul İnançer: Edeb Ya Hu
Nuri Özcan: Türk Dini Musikisi Şaheserleri Mevlevi Ayinleri
İbrahim Mehmetoğlu: Altıncı Mektup
Mustafa Aşkar: Mevlana Celaleddin Rumi’nin İnsan Anlayışı
Mehmet Demirci: Burhan
Sema Devir: Diyecek Kadar Yürekli Değilim

Şarkın Ezeli Sevgilisi: Leylâ

Necit çöllerinin kavruk sarısı ile zifiri gece karanlığının bir olup, aşkına “kara sevda” diyen ve sevdasını “sararmış benizler”le belgeleyen bir iklime hediye ettiği güzeldir Leylâ…

Geceden ad alıp geceye nam veren, tarihin en “gece bahtlı” sevdalısıdır o…

Gözleri, saçtığı masumiyet parıltılarıyla ışığı mahcup eden bir çift kara elmastır ve saçları, alın yazılarındaki kader kıvrımlarını mahkum eden bir kara zindan…

yazının devamı için tıklayın…

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz. ve Hz. Mevlânâ

Biz dertlerin devası, çaresizlerin çaresiyiz. Meclislerde şaraba benzeriz, neşe dağıtırız. Savaşta Hz.Ali’nin Zülfikâr’ıyız. şükretmede sanki kaynağız, sabretmede mermer kaya gibiyiz. Biz Hz.Ahmed’in tevhid müjdesini vermedeyiz. Hz.Îsâ gibi çocukken beşikte konuşuruz.”1“Biz zengin olmadığımız, yüksek mevkilerde bulunmadığımız hâlde çok üstün, önde gelen sultanız. Maiyeti, orduları olmayan yüce bir padişahız.”

yazının devamı için tıklayın…