keskul48

Keşkül Dergisi 17. Sayı: Hazret-i İnsan

Hazret-i insan ya da kendisi de bir hazret-i insan olan İbnü’l-Arabî Hazretleri’nin deyişiyle insan-ı kâmil. Hakk’a ve halka ait bütün varlık mertebelerinin kendisinde cem’ olduğu ve Cenâb-ı Hakk’ın, ruhumdan ruh üfledim buyurduğu insan, hem bu özelliği hem de Hakk’ın sûretinde yaratılmış olması hasebiyle âlemdeki varlıkların en kâmilidir zaten.

yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Dergisi 16. Sayı: Su

“KEŞKÜL”ÜMÜZDE BU DEFA “SU” VAR

Üç ayda bir yayımlanan Keşkül dergisi, Ağustos ayı ortasında çıkacak Sonbahar sayısını hayat veren ve hayatı şekillendiren “Su” ya ayırdı.

“Suyun bir zerresi ile deryası arasında aynı derecede edepli olmak” düsturu üzerinden yola çıkan 16. sayıda İslâm medeniyeti ve su ilişkisi,

 

yazının devamı için tıklayın…

Gözlerin Bir İçim Su – Mustafa Kara

Gözlerin bir içim su
İçim yandı doğrusu
Öpeyim gözlerinden
Kalmaz gönül korkusu

Evliya Çelebi Bursa’yı ziyaret ettiğinde bu şehrin güzelliklerini, su ve çeşmelerini uzun uzun anlattıktan sonra sözü şöyle bağlar: “Velhasıl Bursa sudan ibarettir.” Aslında sadece “Bursa sudan ibaret” değildir.  yazının devamı için tıklayın…

Sadrettin Özçimi Röportajı

Röportaj: Pınar Zengin, Sema Özkul
Fotoğraflar: Adem Özkul

1955’te Konya’da doğan Sadrettin Özçimi, Sadettin Kaynak’ın talebelerinden Fevzi Özçimi’nin oğludur. İlk orta ve lise eğitimini Konya’da, yüksek öğrenimini İTÜ Türk Mûsıkîsi Devlet Konservatuarı’nın Temel Bilimler Bölümü’nde ney sazı üzerine tamamladı.  yazının devamı için tıklayın…

Muhyiddin Şekûr Röportajı

Ohio, Cleveland’da doğan Muhyiddin Şekûr 1973’te ABD Kent Eyalet Üniversitesi’nde Psikolojik Danışmanlık bilim dalından doktora derecesi aldı. Ülkemizde ilk baskısı 1994 yılında yapılan ve kendisinin İslâm’ı tanıma sürecinden itibaren geçen ilk 10 senesini anlattığı “Su Üstüne Yazı Yazmak” adlı kitabıyla tanındı.  yazının devamı için tıklayın…

Suyla Örtünmek – Leyla İpekçi

Gecenin içinde rahat edersin. Henüz ayak basılmadık diyarlar yakına gelir, bir görünüp bir kaybolurlar. Uğultu duyulur uzaklardan. Derken bir yıldız, aşağı sarkıttığı ipiyle yukarı çeker seni, kendine ayırır. Melekler altın suyuna batmış bir kabın kenarında titreşmektedir. Billur sular, durgun sular çalkanır masumiyet ikliminde. Ay dalgalanır sac kaplarda…  yazının devamı için tıklayın…

Suya Can Gözüyle Bakmak – Mustafa Özçelik

Bilim adamları, suyu “Tabiî sıcaklıkta sıvı halde bulunan, tatsız, renksiz, kokusuz, iki hacim hidrojenle bir hacim oksijenden oluşan şeffaf madde” olarak tarif ederler. Bilim disiplini içinde gözlem ve deneye dayalı olarak yapılan bu tarif, maddî algı perspektifinden elbette doğrudur fakat suyun hakîkatini tam olarak kavramada yeterli olamaz. Zira her madde ve varlık gibi su da sadece somut gerçekliğinden ibaret değildir.

yazının devamı için tıklayın…

Abdest – Mustafa Kutlu

Ab sudur ve dest el. Su ile elin birleşmesinde ne var? Bir sevda, bir hasret, bir kavuşma arzusu. Cenâb-ı Hakk “Biz canlı olan her şeyi sudan yarattık.” buyuruyor.

Oysa insanın aslı topraktır bilirsiniz. Lâkin biraz suyla karışmış bir toprak, düpedüz balçık yani. yazının devamı için tıklayın…

Mehmet Serhan Tayşi Röportajı

İzmir, Bayındırlı bir ulemâ ailesine mensub olan Mehmet Serhan Tayşi, 1942 yılında babasının vazifesi gereği bulunduğu Adana’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini İzmir’de tamamlayan Tayşi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu.

yazının devamı için tıklayın…

Emin Işık Röportajı

1936 yılında Hatay merkez ilçeye bağlı Karmanca Köyü’nde doğdu. İlk dinî eğitimini aynı zamanda köyün imamı olan babası Hoca fiemseddîn Efendi’den talim etti. İlkokuldan sonra iki yıl Antakya Kur’ân Kursu’nda talim okudu, hafızlık yaptı.

yazının devamı için tıklayın…