Keskul--baner-45

HZ. MEVLÂNÂ’NIN GÖZÜYLE ALLAH RESÛLÜ – HAFIZ HÜSEYİN TOP

Nurunu Allah Resûlü’nden  alan Hz. Mevlânâ, tasavvvvuf âlemini aydınlatan, İslâm’ın en parlak güneşidir. Güneş nur saçar, Mevlânâ ise ebediyet nurunu sunar. Sevgi kadar, nur kadar sonsuzdur o. Gök kubbeye armağan ettttiği ölümsüz deyişlerle, rengiyle, deseniyle sonsuz bir okyanustur Mevlânâ. Eserleri, tesiri, imânı, aşkı ve erişilmez san’atı ile peşinde bıraktığı silinmez izlerle, sonsuzluk saltanatına mührünü basmıştır o.

yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Dergisi 18. Sayı: Kâdiriyye

“Seyyah Olup Şu Âlemi Arasan, Abdülkâdir Gibi Bir Er Bulunmaz”

Tasavvufun gayesi nefsin tezkiyesi, kalbin tasfiyesi ve neticede ruhun tahliyesiyle öze, hakîkate ve son menzilde Allah’a ulaşmaktır. Bu gayeye ulaşmak için Resûlullah’ın ahlâkıyla ahlâklanıp, aşkın rehberliğinde bir ömür sırat-ı müstakîm üzere olabilmek icab eder.

 

 

 

 

yazının devamı için tıklayın…

OSMANLILARDA SÂDÂT NEZARETİ’NİN KURULUŞU – Prof. Dr. Murat Sarıcık

Başta Şûra sûresinin 23. âyeti, seyyidleri sevmeyi ve saymayı emrediyordu. Aynı konuda Resûlullah’ın birçok tavsiyesi vardı.1 Bütün bu tavsiye ve emirlerden dolayı Ashab-ı kirâm ve onlardan sonra gelenler seyyidleri sevip saydıkları gibi, mezhep imamları da bu konuda gerekli itinayı göstermişlerdi. Hatta İmam Şâfî bu konudaki düşüncelerini şiirlerinde de yansıtıyordu. yazının devamı için tıklayın…