Keşkül Dergisi 29. Sayı: HZ. PÎR SEYYİD YAHYA ŞİRVÂNÎ

UNESCO geride bırakmak00 KAPAK29-ta olduğumuz 2013 yılını, vefatının 550. yılı olması sebebiyle ‘Seyyid Yahya Şirvânî Yılı’ ilan etmişti. Bu çerçevede 2013 yılı içerisinde Azerbaycan ve Türkiye’de Seyyid Yahya Şirvânî Hazretleri adına sempozyumlar düzenlendi. Bu etkinlikler, Türkiye ve Azerbaycan’ın ortak değerlerinin ön plana çıkarılması açısından önemliydi. Ayrıca stratejik işbirliği noktasında devletler nezdinde atılmış tarihî bir adımdı. yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Dergisi 28. Sayı: RİFÂİYYE

 

Sultânü’l-Evliyâ Ahmed Er-Rifâî00 KAPAK28-Y-m
Vârisü’l-Enbiyâ Ahmed Er-Rifâî
Fahr-i Kâinât Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in nurlu soyundan gelen Seyyid Ahmed er-Rifâî Hazretleri’nin Irak’ın Vâsıt şehrinde XII. yy’da tesis ettiği Rifâiyye yolu; zaman içinde başta Orta Doğu olmak üzere dünyanın dört bir tarafına ulaşırken, XIII. yy gibi erken bir tarihte Anadolu’da; Kayseri, Samsun güzergâhını takip ederek bu coğrafyayı mayalayan ilk tarîkatlardan biri olmuştur.

yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Dergisi 26. Sayı: Efendimiz (SAV)

 

KAPAK26

“Dedi Gördüm Ol Habîbin Ânesi, / Bir Acep Nûr Kim Güneş Pervânesi”

Cenâb-ı Hakk lûtfetti, kerem eyledi, bizi Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’e bende eyledi. Bizi O’nun ümmeti olmakla ve O’nu tanımakla şerefyâb eyledi. O gönderilişi sonra lâkin nuru evvel olan Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, insanlığa bıraktığı emanet ve yazının devamı için tıklayın…

“Es-Selâm, Ey Âleme Envâr-ı Rahmet, Es-Selâm”

24‘Selâm’la huzurlarınızdayız.

Allah Teâlâ’nın, Selâm ism-i şerîfini hemen hepimiz biliriz. Fakat yeterince tefekkür etmeyiz. Bu yüzdendir ki pek çoğumuz, günlük konuşmalarımızda sıkça geçmesine rağmen ‘selâm’ın derûnunda yatan mânâlara vâkıf değiliz. Halbuki sun’î düşmanlıkların üretildiği, Müslümanların zulme uğradığı bir dönemde Selâm’a, belki de her zamankinden daha çok ihtiyaç duyuyoruz.

Selâm, bir sırlı kelâmdır ve medeniyetimizi inşa eden en temel yazının devamı için tıklayın…

Halvetî Yolun Güderiz Çekilir Hakk’a Gideriz

Halvetîler, Diyâr-ı

Rûm’da neşv ü nemâ bulup geniş bir coğrafyaya yayılan büyük bir medeniyetin mânevî mimarları olmuşlardır. Bu cihetten bakıldığında tarîkatın müessisi Pîr Ömerü’l-Halvetî Hazretleri’nin halîfelerinden başlayarak Pîr-i Sânî Seyyid Yahya Şirvânî Hazretleri’nin pek çok halîfesinin de Anadolu’da zuhûr etmesi tesadüf değildir.

Halvetiyye’nin, tarîkat-ı aliyye içinde en çok şube ve kola sahip olması yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Dergisi 22.Sayı: BEKTÂŞİYYE

 

MEŞREPLER FARKLI OLSA DA MENZİL DEĞİŞMEZ

TARÎKAT-I BEKTÂŞİYYE KEŞKÜL’DE

Keşkül Dergisi, 22. sayısında sayfalarını Tarîk-i Nazenîn’e, ‘Bektâşiyye’ye ayırdı. Her sayıda olduğu gibi bu sayıda da zengin içeriği ve görselliğiyle öne çıkan dergi, konuları ele alış ve işleyiş biçimiyle de fark ediliyor. yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Dergisi 21. Sayı: NİYÂZÎ-İ MISRÎ

“NUR İKEN ADIN NİYÂZÎ KOYDULAR”

NİYÂZÎ-İ MISRÎ HAZRETLERİ KEŞKÜL’DE…

Yayın hayatına emin adımlarla devam eden Keşkül dergisi 21. sayısını, 17.yy’da yaşamış ve hayatı sürgünlerde geçmiş bir velîye, Halvetiyye tarîkatının Mısriyye kolunun müessisi Niyâzî-i Mısrî Hazretleri’ne ayırdı. yazının devamı için tıklayın…

Keşkül Dergisi 20.Sayı: Nakşibendiyye

keşkül 20

 

“Nakşibendî dergâhıdır bu makam-ı dilküşâ
İşte meydân-ı muhabbet gel azizîm merhabâ”

Tek gayesi insanı Yaratıcı’sına sâlimen ulaştırmak olan bu nurlu yolların en önemlilerinden birisi de hiç kuşkusuz Nakşibendiyye yoludur. Kendisine kadar Hâcegân Yolu olarak bilinen tarîkatı Nakşibendiyye’ye dönüştürerek devam ettiren gönüller sultanı, velîler serdarı Hâce Muhammed Bahâuddîn-i Şâh-ı Nakşibendî (k.s.), günümüze kadar gelen ve hiç şüphe yok ki son güne kadar devam edecek olan tertemiz bir ark meydana getirmiştir. Buhara’ya bir fersah mesafede Kasr-ı Ârifân’da, Sülale-i tâhire’den, ecdâdı İmam-ı Caferi Sâdık’a ve oradan Hz Ali ve Hz. Fâtıma vâlidemize varan tertemiz nesebiyle Hz. Şâh-ı Nakşibendî’nin nuru, feyzi, bereketi ve aşkı bendelerinin ve sevenlerinin kalplerinde hâlâ capcanlı yaşamakta, cevelan etmektedir. yazının devamı için tıklayın…