OSMANLILARDA SÂDÂT NEZARETİ’NİN KURULUŞU – Prof. Dr. Murat Sarıcık

Başta Şûra sûresinin 23. âyeti, seyyidleri sevmeyi ve saymayı emrediyordu. Aynı konuda Resûlullah’ın birçok tavsiyesi vardı.1 Bütün bu tavsiye ve emirlerden dolayı Ashab-ı kirâm ve onlardan sonra gelenler seyyidleri sevip saydıkları gibi, mezhep imamları da bu konuda gerekli itinayı göstermişlerdi. Hatta İmam Şâfî bu konudaki düşüncelerini şiirlerinde de yansıtıyordu.
Abbasî dönemi İslâm hukukçularından Maverdî (öl. h.445)’ye göre, seyyidler için bir teşkilatın kurulması başta onlara saygının gereğiydi.3 İslâm tarihi içinde Osmanlı dönemine gelinceye dek, hemen bütün İslâm devletlerinde seyyidlere sevgi ve saygının esas alındığını görmekteyiz. Mısır’da hüküm süren Fâtımîler, devlet olarak özellikle Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in nesillerine çok itina ederler, onlara hürmette kusur etmezlerdi. Zengîler, Eyyûbîler, İlhanlılar ve Memluklular da seyyidlere saygı ve hürmet yolunu tutmuşlar ve bu konuda kurdukları teşkilatla bazı önemli uygulamaları hayata geçirmişlerdi.4
Aynı konuda fazla olmasa da Anadolu Selçuklularını ilgilendiren belge ve bilgilere de sahibiz. Anadolu Selçuklu Hükümdarı III. Keykubat, 1284’te Osman Gazi’ye gönderdiği bir temlik beratında, seyyidlerin haklarına riayet gerektiğini belirttikten sonra, onları ‘risâlet ağacının meyveleri’ ve ‘nübüvvet deryası incileri’ olarak tavsif ediyordu.5
1. Osmanlı’nın İlk Döneminde Ulemâ, Şeyhler ve Sâdâta Bakış
Anadolu Selçuklularından Osman Gazi’ye gelen iki fermanda, Osman Bey’e seyyidlere nasıl davranılacağı hususunda bazı tavsiyeler yer almıştı. Osman Gazi ve oğlu Orhan’ın seyyidlere nasıl muamele ettikleri hususunda, bugün bize doğrudan ışık tutacak başka vesikalara sahip değiliz.
Şu kadarı var ki; Orhan Gazi ve oğlu Hüdavendigâr (761- 791/1350-1389) bir yandan saltanat dairelerini genişletirken, diğer yandan bir Osmanlı tarihçisinin anlattığı gibi:
“…Teşyîd-i eyvân-ı hikmet ve diyânet ve te’yid-i şerîat nimeti ile; ulemâ, sulehâ, sâdât-ı kirâm ve meşâyih-i izâmı avâtıf-ı letâif-i hüsrevâne ve mânsıb-ı menâsıb-ı divâniye ve atâyâ-yı seniye-i mülûkeneleri ile taltif ve ihyayâ lûtuf ve âtıfet buyurduklarından…”6 İslâm beldelerinden nice ilim ve irfan sütunları bu ülkeye gelmişti. Ayrıca birçok seyyid ve şeyh de memleketlerini bırakıp Diyar-ı Rûm (Anadolu)’a hicret etmişlerdi.

1. Ahmed Rifat’tan aldığımız yukarıdaki alıntıda, Osmanlı sultanlarının izledikleri siyasetten söz edilir. Yazara göre; ilk dönem Osmanlı sultanları, hikmet eyvanını sağlamlaştırmak, ilmi geliştirmek, İslâm’ı ve şerîatın rükünlerini, yani ana öğe ve umdelerini güçlü kılmak niyeti ile önemli şeyler yaptılar.

Ona göre bunları şöyle sıralamak mümkündür:
-Bilginlere, sâlih ve dindarlara, Peygamber hanedanı mensubu sâdât-ı kirâma, tasavvuf şeyhlerine/büyüklerine devletçe karşılanan atiyyelerde (bağışlarda) bulundular.
-Onlara sultanlara layık yakınlık gösterdiler.
– Seyyidlere, şeyhlere ve âlimlere şefk at ve merhamet ettiler. Mezkûr Osmanlı kaynağına göre, Orhan Bey ve Murat Hüdavendigâr’ın siyaseti buydu.
Orhan Bey ve Murat Hüdavendigâr, bir yandan fetihlerle saltanat dairelerini genişletip büyütürken, diğer taraftan din âlimlerine, dindarlara, salihlere, sâdât-ı kirâma, büyük şeyhlere itina ile atâ, lûtuf ve teveccühte bulundular. Bunun iki gayesi vardı: Hikmet ve diyanet eyvanını teşyid, yani yükseltip sağlamlaştırmak. Şerîat rükünlerini teyid etmek, yani dinin rükünlerini, ana direklerini güçlü kılmak ve desteklemek.

2. Devhatü’n- Nükebâ yazarı bu satırlarda; diyanet ve hikmeti bir binaya ve eyvana benzetir. Eyvan üç tarafı duvarla kapalı, önü açık, taş yapılı mekândır. Genellikle cami avlularında ve medreselerde olan eyvanlarda müderrisler, ilim talebelerine (danişmend ve suhtelere) ders verirlerdi. Derslerin konusu fen/müsbet bilimler ya da dindi. Din ve hikmet eyvanının kuvvetlenmesi veya yükseltilmesi, ancak bu ana elemanlarla yani müderris ve suhtelerle (öğrencilerle) mümkün olabilecekti.

Makalenin devamını Keşkül Dergisi’nin 18.sayısında bulabilirsiniz.

Abonelik hakkında 0212 511 24 24 numaralı telefondan bilgi alabilirsiniz.

Be Sociable, Share!