Keşkül Dergisi 40. Sayı: Yeseviyye

UNESCO’nun, Hoca Ahmed Yesevî Hazretleri’nin vefatının 850. yıldönümü nedeniyle 2016-2017 yılını Ahmed Yesevî Yılı ilan etmesiyle birlikte yıl boyunca çeşitli sempozyumlar ve etkinlikler düzenlendi. Karar kapsamında yapılan bu sempozyum ve etkinliklerin büyük çoğunluğu Ahmed Yesevî Hazretleri heterodoks muydu, değil miydi; efsane miydi gerçek miydi demekten öteye geçemese de UNESCO’nun aldığı bu tür kararlar, hem hâfızaları diri tutması açısından çok önemli hem de güzel çalışmaların yapılmasına vesile oluyor.

 


Ülkemizin saygın dergilerinden biri olan Keşkül Dergisi de yeni sayısını Ahmed Yesevî Hazretleri ve müessisi olduğu Yeseviyye’ye ayırdı.

“Bugün İslâm’mış gibi görünüp Müslümanlar üzerinde hâkimiyet kuran ve hangi üst akla çalıştıkları belli olmayan (!) bozuk niyetli hocacıklar ve kerametleri kendinden menkul sahte şeyhler; en büyük bid’atler karşısında susup her şeye bid’at, şirk yaftası yapıştıran, Fahr-i Kâinât Efendimiz’e düşman bazı ilahiyatçılar tarafından o ehl-i sünnet omurga çökertilmeye, ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Ama çok şükür ki Hoca Ahmed Yesevî’nin ve onun gibi Hakk  âşıklarının pâk nefesi yine imdâdımıza yetişiyor.” diyen Keşkül Dergisi, dokuz asır önce benzer bir ortamda bâtınî cereyanlara ve başka sapkın anlayışlara karşı mücadele vermiş Ahmed Yesevî Hazretleri’ni, hikmetlerini, takipçilerini nasıl anlamamız gerektiğinin altını çiziyor.

Dr. Hayati Bice İngiliz Psikiyatrist Anthony Storr’un sapkın ve câni guruların hayatını anlattığı kitabından örneklerle 15 Temmuz darbe girişimini düzenleyen maneviyat sahtekârlarına vurgu yaparken Hâce Ahmed Yesevî Hazretleri’nin Dîvân-ı Hikmet‘te yaptığı uyarılara dikkat çekiyor.  Kemal Sâil, Hazret-i Sultân Ahmed Yesevî’nin Anadolu’daki izlerini, İmam Ebû Hanîfe ve İmam Mâturîdî’ye bağlılığını, şerîatsız tarîkata geçit vermediğini, ‘İki Doğunun Sultânı Ahmed Yesevî’ başlıklı yazısıyla anlatıyor. Prof. Dr. Cihan Okuyucu ise bir Yesevî şeyhinin ilginç hayat hikâyesini gözler önüne seriyor. Doç. Dr. Nadirhan Hasan, Yesevîliğin kaynak eserlerini tanıtan yazısıyla bu sayının yazarları arasında. Ali Tunç ise bir tasavvuf ıstılahı olan ve Hâce Ahmed Yesevî’nin hikmetlerinde sıklıkla geçen lâ-mekân kavramı üzerine kurduğu yazısında her şeye üzülen ama hiçbir şeyle tam ilgilenemeyen günümüz insanının açmazlarını su yüzüne çıkartıyor.

Daha pek çok nitelikli yazının bulunduğu dergi, görsel zenginliğiyle de okuyucularını düşündüğünü bir kez daha gösteriyor.

 

Be Sociable, Share!